Anasayfa / Kararlar / 2026/61 E.

Karar · Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

HGK: Mühlet içinde yapılan büyük tutarlı sözleşme rutin işlem değildir, alacak konkordatoya tabidir

Mahkeme
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
Esas
2026/61
Karar
2026/135
Karar tarihi
İİK 308/cİİK 308/eİİK 285-308#konkordato#konkordatonun feshi#direnme kararı

Özet

Bölge adliye mahkemesi, konkordato mühleti içinde borçlunun olağan ticari faaliyeti kapsamında yaptığı rutin alım satımlardan doğan alacakların konkordatoya bağlı olmadığı görüşüyle 6. Hukuk Dairesinin bozma kararına direndi. Hukuk Genel Kurulu, bir işlemin rutin sayılıp sayılmayacağının her olayda ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini, 526.320 Euro bedelli bir sözleşmenin borçlu için rutin ticari faaliyet kabul edilemeyeceğini belirterek direnme kararını bozdu. Karar kesindir.

Uygulamaya etkisi

Mühlet içindeki borçluyla yapılan işlemlerde 'rutin işlem' savunması tutar ve nitelik bakımından sınırlıdır. Büyük tutarlı sözleşmeler için komiser izni alınmamışsa alacak konkordatoya tabi olur ve ödenmezse alacaklı kısmen fesih davası açabilir. Konkordatodaki bir şirketle sözleşme yapacak alacaklılar komiser iznini belgelemelidir.

Kararın ilgili bölümü

Hukuk Genel Kurulu'nun değerlendirmesinden:

Bağlayıcı hâle gelen konkordato, konkordato talebinden önce veya komiserin izni olmaksızın mühlet içinde doğan bütün alacaklar için mecburidir (İİK md. 308/c-2). Bu temel ilke "konkordatonun bütün alacaklılar için kural olarak zorunlu olması" şeklinde de ifade edilmektedir, ancak İİK'nın 206. maddenin birinci sırasında yazılı imtiyazlı alacaklar, rehinli alacaklıların rehnin kıymetini karşılayan miktardaki alacakları ve 6183 sayılı Kanun kapsamındaki amme alacakları için mecburi (bağlayıcı) değildir.

Geçici mühlet kararından sonra mühlet içinde akdedilen borçlar ancak komiserin izni alınmış olmak kaydıyla konkordato şartlarına tabi olmadan yani projeye göre değil tamam olarak itfa edilecektir (İİK md. 308/c f. 4).

İcra ve İflas Kanunu'nun 308/e maddesinde ise konkordatonun kısmen feshi düzenlenmiş olup bu madde uyarınca, kendisine karşı konkordato projesi kapsamında ifada bulunulmayan her alacaklı konkordato uyarınca kazanmış olduğu yeni hakları muhafaza etmekle birlikte konkordatoyu tasdik eden mahkemeye başvurarak kendisi hakkında konkordatoyu feshettirebilir.

Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince, mühlet içinde komiser nezaretinde faaliyetine devam eden borçlunun, komiserin emir ve talimatları ile çatışmayan ve ticari faaliyetinden kaynaklı rutin olarak tanımlanmış işlerinden ileri gelen alacakların da projeye bağlı olmadığı belirtilmiş ise de konkordato talep edenin mühlet içerisinde yaptığı ticari iş ve işlemlerin rutin olarak tanımlanmış işlerden olup olmadığının her somut olayda ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir.

Bu bağlamda taraflar arasında imzalanan metil ester ürün satışına ilişkin sözleşme bedeli 526.320,00 Euro olup, belirlenen sözleşme bedeli dikkate alındığında bu miktardaki bir sözleşme ilişkisinin davalı için rutin bir ticari faaliyet olarak kabul edilmesi ve komiserin iznine ihtiyaç duyulmadığının kabulü yerinde değildir.

Sonuç: Direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı bozulmasına, 04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Kaynak: https://karararama.yargitay.gov.tr/